
Bir ayrılık vakti daha.
Daha kaç kişiyi alet edeceğim buna ?
Daha kaç kere canımı yakacağım ?
Yine karanlık çöktü
Yıldızlar birer birer aldılar üstümü örten karanlık pelerin üzerindeki yerlerini
Ve içimdeki siyaha kırmızıya ve umudun mavisine inat
Şımarık bir çocuğun haylazlığında göz kırpıyorlar bana.
Ahh!
Ya Ay,
Biliyor musun?
Onu hep sana benzetmişimdir.
Senin gibi karanlığa isyankar ve
En az senin kadar asil ve soğuk.
O beyaz tenini tüm karanlığa siper edip
karanlığa isyanlarına şahit oluyorum her gece
Seni arıyorum her seferimde.
Ulaşılmazsın biliyorum
Onlar asla ve asla sen olamazlar
Beni anlayamazlar, beni tanıyamazlar
Beni suçlayan her cümlelerinde bilirimki
Asıl isyanları sana
Asla varolmayan birine isyan etmek !
Ya ben?
Ne isyan edebiliyorum sana ne bağırabiliyorum
Ne de arkamı dönüp gidebiliyorum
Tüm çığlıklarımı içime atıp
En sessiz halimle düşlüyorum seni
Tüm hırçınlıklarım kendime
Tüm yaralarımı kendim açıyorum.
Kendi kendimi kanatıyorum.
Eğer karşıma çıkacaksan hazırlıklı ol!
Tüm içimdekileri bir bir anlatacağım.
Açtığım tüm yaraların intikamını alacağım senden
Terk ettiğim ve terk edildiğim tüm ayrılıkları yaşatacağım sana.
İçimde sakladığım tüm gözyaşlarımı akıtıp
Sessiz devrimler yapacağım
Beni üzen yaralayan ne varsa hepsinin kanını akıtıp öcümü alacağım.
Eğer bir gün gerçekten geleceksen tüm bunları göze alarak
Hazırlığını yap ve
Öyle gel
Çünkü içimdekileri bir bir dökmeden
Sensizlikte açıtığım ve açtıkları kanayan yaraları dindirmeden
Asla
Ben, gerçek ben olamayacağım.
Biz, biz olamayacağız.
0 yorum:
Yorum Gönder