2 Ocak 2011 Pazar

Sensizlik, Bizsizlik





Bir ayrılık vakti daha.

Daha kaç kişiyi alet edeceğim buna ?

Daha kaç kere canımı yakacağım ?

Yine karanlık çöktü

Yıldızlar birer birer aldılar üstümü örten karanlık pelerin üzerindeki yerlerini

Ve içimdeki siyaha kırmızıya ve umudun mavisine inat

Şımarık bir çocuğun haylazlığında göz kırpıyorlar bana.

Ahh!

Ya Ay,

Biliyor musun?

Onu hep sana benzetmişimdir.

Senin gibi karanlığa isyankar ve

En az senin kadar asil ve soğuk.

O beyaz tenini tüm karanlığa siper edip

karanlığa isyanlarına şahit oluyorum her gece

Seni arıyorum her seferimde.

Ulaşılmazsın biliyorum

Onlar asla ve asla sen olamazlar

Beni anlayamazlar, beni tanıyamazlar

Beni suçlayan her cümlelerinde bilirimki

Asıl isyanları sana

Asla varolmayan birine isyan etmek !

Ya ben?

Ne isyan edebiliyorum sana ne bağırabiliyorum

Ne de arkamı dönüp gidebiliyorum

Tüm çığlıklarımı içime atıp

En sessiz halimle düşlüyorum seni

Tüm hırçınlıklarım kendime

Tüm yaralarımı kendim açıyorum.

Kendi kendimi kanatıyorum.

Eğer karşıma çıkacaksan hazırlıklı ol!

Tüm içimdekileri bir bir anlatacağım.

Açtığım tüm yaraların intikamını alacağım senden

Terk ettiğim ve terk edildiğim tüm ayrılıkları yaşatacağım sana.

İçimde sakladığım tüm gözyaşlarımı akıtıp

Sessiz devrimler yapacağım

Beni üzen yaralayan ne varsa hepsinin kanını akıtıp öcümü alacağım.

Eğer bir gün gerçekten geleceksen tüm bunları göze alarak

Hazırlığını yap ve

Öyle gel

Çünkü içimdekileri bir bir dökmeden

Sensizlikte açıtığım ve açtıkları kanayan yaraları dindirmeden

Asla

Ben, gerçek ben olamayacağım.

Biz, biz olamayacağız.

0 yorum:

Yorum Gönder